Haber Görseli

GÖL ARTIK MAYA TUTMUYOR

Oysa dünya medyasının Arap devrimi olarak tanıttığı ve halkın facebook, twitter, msn, sms gibi iletişim araçları yardımıyla diktatör rejimlere karşı özgürlük isyanı başlattığı şeklindeki yoğun yalan propagandası, dönen dolabı perdelerken, Arap halklarının onurlu mücadelesini yürüttüğü yazılıyor.
Baskıcı rejimlerin sonunun geldiğinden dem vuruluyor.
Bazı aklı evveller ile oyununda kendine rol uydurmaya çalışan yancı okur-yazar-aydın takımı da pozisyon tutarak, demokrasi kültürünü solumamış, hiçbir örgütsel alt yapısı olmayan, sivil toplum izi taşımayan genişçe bir coğrafyada halkın "özgürlük isyanından" demokrasinin kaçınılmazlığı üzerine makaleler döşeniyor. TV ekranlarından saatlerce ahkam kesiliyor.
Tunus ile başlayan Mısır ve Libya ile devam eden "Yasemin rügarı"nın kaynağının küresel güçler olduğu artık bilinmektedir. Başını ABD'nin çektiği emperyalist blok şu ana kadar önce önünü açtığı, sonra besleyip koruduğu antidemokratik Ortadoğu rejimlerine post-modern bir düzenleme yapıyor.
Çünkü daha önce uyguladığı taktiklerin eskidiği ve işe yaramadığı alenen ortaya çıkmıştır. Her yerde yeni söylemleri ise demokrasi, özgürlük, insan hakları eksenli.
Göl artık maya tutmuyor.
11 Eylül saldırısıyla Afganistan işgaline meşruluk kazandırılmıştı. Saddam Hüseyin nükleer silah üretiyor bahanesi ile Irak işgal edilmişti.
Her iki ülkede 2 milyondan fazla insanın katledilmesi küresel vicdanı sızlattı. (iki ülkenin kardeş halklarına kendilerini en kardeş olarak adlandırıp anlatanların vicdanı hala kör, hala sağır ve öncüleri halen yancı.) Üstelik işgale zemin hazırlayan 11 Eylül'ün ve nükleer silah iddiasının düzmece olduğu uluslar arası kamu oyu tarafından fark edilince,içten içe "el insaf/' çekenlerin tepkisini yumuşatmak için yeni yöntemler devreye sokuldu.
Yeni yaklaşıma göre, önce operasyon yapacağın ülkenin halkının parayla ve silahla kandırıp ayaklandıracaksın. Kaos ve kargaşaya "kutsal mücadele" görüntüsü verip, alkışlayacaksın. Miadı dolmuş diktatörlere koltuğu bırakma ve sükunet çağrısı yapacaksın. Değişimin kaçınılmaz olduğundan dem vurup, halkı isyana telkin edeceksin. Eğer eski diktatör direnir ve iç savaş çıkarsa,kan gövdeyi götürürken kahraman-kurtarıcı edasıyla BM hukukuna dayanarak dışarıdan "meşru" müdahalede bulunacaksın.
Diktatörü devirdikten sonra, saf-masum-mazlum halkın gönlünde taht kurup bir yandan idolleşirken, öte yandan yeni işbirlikçi piyonlarını çakma demokrasi sandığından şapkadan tavşan çıkarma"numarasıyla iktidara taşıyıp, sömürü çarkının uzunca bir süre daha yaygın,daha sorunsuz dönmesini garantiye alacaksın.
Bu oyunlar daha uzunca bir süre değişik senaryolarla tekrarlanmaya çalışılacaktır. Büyük
Ortadoğu Projesi'nin her yeni aşamasında halkın SOKAK'ında, halkın sesi daha güryükselecektir.

Bayram BEKAR

Makaleyi Paylaş:
ⓕ Facebook 𝕏 Twitter 📱 WhatsApp