Haber Görseli

TAHRAN' DA YAKIT İKMALİ

Türkiye'nin dışişlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun diplomatik atak ve baskılarına rağmen, yasalarca kabul edilmiş soykırımların inkarını, yasaklayan ve bu suçu işleyenlerin, 1 yıla kadar hapis cezası ve 45 bin Euro para cezasına çarptırılmasını öngören yasa, 577 üyeli Fransa parlamentosunda 60 milletvekilinin katılımı ve 50 üyenin lehte oyu ile kabul edildi.
Yasamn kabulünün hemen ardından sivil toplum örgütleri, diplomatlar ve başbakan Sn. Recep Tayip Erdoğan'dan birbiri ardına sert açıklamalar geldi.
En yeni ittifaklarımızdan(Libya'da akan kan henüz kurumadan)Fransa'mn Soykırım iddialarına karşı almadığımız tedbir kalmadı, onlar çokta umursamadıysa da en azından iç kamuoyuna karşı bir şeyler yapmış gibi göründük.
10 yıllık AKP iktidarının en yumuşak karnı dış politikadaki tümden başarısızlığı, öngörüsüzlüğünden mi? Kökten bağımlılığından mı? Bilinmez.
Fransa ile olan bu restleşme elbette ki "Arap baharı " denilen sürecin ucunun nerelere dayanacağına dönük ipuçlarını beklendiğinden, daha önce ortaya çıkarmaya başladı, Özellikle Libya'da ki Kaddafi sonrası için ballandıran türlü türlü beklentiler, AB 'nin de desteği ile İtalya ve Fransa'nın politik manevraları ile boşa çıktı bile:
İşgalci ABD, askerlerini Irak topraklarından çekmesi ile birlikte Irak'la olan ilişkilerde hava birden değişti. Ülkemizi ziyarete gelen Kuzey Irak'lı diplomatlar, rotalarım Tahran üzerinden yakıt ikmali yapmak için değiştirdi.
ABD ve işbirlikçileri 'nin, çeşitli gerekçeler ve diplomatik girişimlerle yönlendirdiği Türk dış politikasının durumu, ABD'nın Irak topraklarından çekilmesi, kuşkusuz Iran, Irak ve Suriye'nin aralarında ki ilişkilere Lübnan'ın da katılmasıyla birlikte oluşacak hat, Türkiye'nin bu ülkelerle olan sosyal, ekonomik ve ticari ilişkilerinin bitmesi ve körfez ülkeleriyle karadan irtibatını keseceğini görmek için kâhin olmaya gerek yok.
Ekonomik girdilerinin çoğunu, bu ülkeler ile körfez ülkelerinin ticaretinden sağladığı ekonomi komşu ülkelerimizde dış politikadaki hataların sonucu, umuyoruz ki sınır illerimizde var olan sosyal,siyasal ve ekonomik sorunlarla daha da derinleşmez.
Görüldüğü üzere Suriye bizim iç sorunumuz değil ama özellikle Doğu, Ortadoğu ve Arap Yarımadası'na dönük her diplomatik hamlenin sonucu, içimizde istenmeyen sorun haline gelebilir.
Kısa çöpün, uzun çöpten hakkını aldığı bir dünya özlemiyle hepinizin yeni yılını kutluyorum.

Bayram BEKAR

Makaleyi Paylaş:
ⓕ Facebook 𝕏 Twitter 📱 WhatsApp